DAHÂYÂ (Kurbanlar) KİTABI
Bu bahis dört babtan ibarettir:1- Kurbanın hükmü nedir ve bu hükme muhatab olanlar kimlerdir?2- Hangi cins hayvanlar kurban edilebilir ve bu hayvanların nasıl ve kaç yaşmda olması gerekir ve bir kurban kaç kişi için kesilebilir?3- Kurbanı kim keser ve ne zaman kesilir?4- Kurbanın eti ne yapılır ve kimlere verilir? [1]
58. Kurbanın Hükmü ve Mükellefi
Ulema; kurban vacib midir, sünnet midir? diye ihtilâf etmişlerdir.imam Mâlik ile îmam Şâfıi, kurbanın sünnet-i müekkede olduğunu söylemişlerdir. Bununla beraber îmam Mâlik, «Yalnız hacda olan kimse Mi-na'da kurban kesmek zorunda değildir» demiştir.îmam Şâfıi ise hacda olanlarla olmayanlar arasında hüküm ayınım yapmamıştır, îmam Ebû Hanife ise «Kurban hazarda olan zenginlere vacibtir, fakat yolcuya -zengin de olsa- vacib değildir» demiştir.İmam Ebû Yûsuf ile İmam Muhammed de kurbanın vücubunu benimsemiş değillerdir, imam Mâlik'ten kurbanın vacib olduğu görüşü de rivayet olunmuştur.Bu ihtilâfın sebebi, iki şeydir: Biri, Peygamber (s.a.s) Efendi-miz'in fiili vücuba mı, yoksa mendubluğa mı mahmuldür diye ihtilâf etmeleridir. Zira Peygamber (s.a.s) Efendimiz'den, ne hazarda, ne de yolculukta -bir kere bile olsun- kurban kesmediği rivayet olunmamıştır. Nitekim Sev-ban'ın hadisinde, Peygamber (s. a. s) Efeindimiz'in yolculukta kurban kestiği ve kurban etinin bakımını ona bıraktığı ve onun, Peygamber (s.a.s) Efendi-miz'e bu etten Medine'ye varıncaya kadar yedirdiği bildirilmektedir [2]. ikinci sebep de kurban hükümleri hakkında varid olan hadislerin mefhumunda ihtilâf etmeleridir. Zira Ümmü Seleme'nin hadisi ile sabittir ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz,«Zülhicce ayının on günü girip de biriniz kurban kesmek isterse, kurbanının ne kıllarından, ne de tırnaklarından bir şey almasın» [3]buyurmuştur.Diyorlar ki: «Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in «Biriniz kurban kesmek isterse» sözünden, kurban kesmenin vacib olmadığı anlaşılmaktadır. Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in, bayram namazından önce kurbanını kesen EbûBürde'ye bir daha kurban kesmesini emretmesi ise [4]vacib olduğunu göstermektedir», îbn Abbas da kurbanın vacib olmadığı görüşünde idi.Ikrime'den rivayet olunduğuna göre îbn Abbas kendisine iki dirhem verip 'Bununla et al ve rast geldiğin fakirlere: Bu, îbn Abbas'ın kurbanıdır diyerek ver1 demiştir. Büâl'den de, bir horozu kurban ettiği rivayet olunmuştur. Bütün bunlar kurbanın vacib olmadığını göstermektedirler. Ne var ki ihticac edildiği konuda varid olmayan hadislerle ihticac etmek zayıf bir ihticac-dır.Zülhicce ayı girdikten sonra, kurbana tayin edilen hayvanın kıl ve tırnaklarının kesilmesi caiz midir, değil midir diye ihtilâf etmişlerdir. Halbuki bunların kesilmemesi hakkındaki hadis sabittir. [5]59. Kurbanın Çeşitleri ve Nitelikleri
Bu babta dört meşhur mes'ele vardır:1- Hangi cins hayvanlar kurban edilebilir?2- Kurban edilen hayvan nasıl olmalıdır?3- Kurban edilen hayvanın kaç yaşında olması gerekir?4- Bir kurban kaç kişi için kesilebilir? [6]1. Kurban Olabilen Hayvanlar:
Bütün ulema hayvanlardan deve, sığır, koyun ve keçinin kurban edilebildiğinde müttefiktirler. Ancak bunlardan hangisinin daha sevaplı olduğunda ihtilâf etmişlerdir.İmam Mâlik burada, hedy'ler hakkında söylediğinin tersini söyleyerek, koyunun sığırdan, sığırın da deveden sevaplı olduğunu benimsemiştir. İmam Mâük'ten devenin sığırdan, sığırın da koyundan efdal olduğu görüşü de rivayet olunmuştur. İmam Şâfıi ise, İmam Mâlik'in dediğinin aksini söyleyerek, «Sevabta, önce deve, sonra sığır, sonra koyun gelir» demiştir.Bu ihtilâfın sebebi, kıyas ile Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in fiili arasında bulunan çelişmedir. Zira -bazılarının söylediğine göre- Peygamber (s.a.s) Efendimiz'den koçtan başka bir şeyi kurban ettiği rivayet olunmamıştır [7]. Bu ise, kurban için koyunun diğer şeylerden sevaplı olduğunu göstermektedir. Buhârî ise İbn Ömer'den, «Peygamber (s.a.s) Efendimiz -deve ol-fcun, diğer hayvanlar olsun- kurbanlarını musallada keserdi» diye rivayet etmektedir [8].Kıyasın bununla çelişmesine gelince: Çünkü kurban da -hedy gibi- hayvan kesmek yolu ile yapılan bir ibadettir. Bunun için onun da hedy gibi olması lâzım gelir. Hedy'de ise -bilindiği üzere- Önce deve efdaldir. İmam Şafii kendi görüşü için, metni Cum'a namazı bahsinde geçen, «Kim Cuma nama-zina birinci saatte giderse bir deve, ikinci saatte giderse bir sığır, üçüncü saatte giderse bir koç kurban etmiş gibi (sevab kazanmış ) olur» hadisi ile ihti-cac etmiştir. Zira bu hadisten, devenin sığırdan, sığırın da koçtan efdal olduğu açıkça anlaşılmaktadır, tmam Mâlik ise, Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in fiili ile kavline dair hadislerin birbirleriyle çelişmemesi için bu hadisi yalnız hedy'e hamletmiştir ki en iyisi budur.Bu ihtilâfa; bu kurban kesme ibadetimiz, "Ona fidye olarak büyük bîr kurbanlık verdik" [9] âyet-i kerimesinde, kendisine fidye olarak büyük bir kurbanlık verildiği bildirilen İbrahim (a.s,)'den kalma bir hatıra mıdır, yoksa bize emredilen müstakil bir ibadet midir diye tereddüt edilmesi de sebep olabilir. Zira eğer, ibrahim (a.s.)'den kalma bir hatıradır diyecek olursak- o hadisede ibrahim (a.s.) bir koç ile taltif edildiği için- kurbanlığın efdali koçtur dememiz lâzım gelir ve eğer, müstakil bir ibadettir dersek -Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in koçtan başka hayvanları da kurban ettiği sabit olduğu için- koçun daha efdal olduğunu gösteren bir delil bulamayız ve bu taktirde imam Şafii'nin görüşünü tutmamız gerekir.Ulemanın hepsi deve, sığır, koyun ve keçiden başka hayvanların kurban edilmesinin caiz olmadığında müttefiktirler. Yalnız Hasan b. Salih'ten «Yabani sığır yedi kişi için ve ceylan da bir kişi için kurban edilebilir» diye söylediği rivayet olunmuştur. [10]2. Kurbanlık Hayvanın Nitelikleri:
Ulema, sakat, hasta veyahut bir gözünün kör olduğu açıkça belli olan veyahut zayıflıktan kemiklerinde ilik kalmayan hayvanları kurban etmekten sakınmanın vücubunda ve bu kusurları gözle görülmeyecek kadar hafif olan hayvanları ise kurban etmenin caiz olduğunda müttefiktirler. Zira Berâ b. Azib'den rivayet olunduğuna göre Peygamber (s.a.s) Efendimiz'e 'Hangi hayvanları kurban etmek caiz değildir?' diye sorulmuş, Efendimiz (s.a.s) eli ile işaret ederek,«Sakatlığı, hastalığı veyahut bir gözünün kör olduğu açıkça belli olan veyahut zayıflıktan kemiklerinde ilik kalmayan hayvanlar olmak üzere -dört tanedir» [11] diye cevap vermiştir. Fakat bu kusurlardan daha büyük bir kusuru bulunan, meselâ her iki gözü kör olan veyahut ayağı kırılmış bulunan hay-vanlarla -kulağı, ya da kuyruğu kesik veyahut dişi kırık olan hayvanlar gibi-kusuru hayvanın değerini düşürmek bakımından bu hadiste sayılan dört hayvanın kusuru kadar olan hayvanları kurban etmenin cevazında ihtilâf etmişlerdir.Cumhur, «kusuru, hadiste sıralanan bu dört kusurdan daha büyük olan hayvanları kurban etmek evleviyetle caiz değildir» demiştir. Zahirîlere göre ise, hadiste sayılan dört kusurdan daha büyük kusurlar kurbanın sıhhatine mani değillerdir.Bu ihtilâfın s e b e b i, hâss olan bu hadisin lafzından husus mu, yani sadece bu dört kusur mu murattır, yoksa bunlar birer örnek midir diye ihtilâf etmeleridir.'Hadisten husus muradtır. Zira eğer husus murad olmasaydı hadiste 'Dörttür' diye belli bir sayı zikredilmezdi' diyenler, «Kurbanın sıhhatine, sadece bu dört kusur mani olmaktadır, bunlardan başkası mani değildir» demişlerdir.Hadis edna (alt sınır) ile a'laya (üst sınır) işaret kabilinden olup bu dört şey örnek olarak gösterilmiştir diyenler ise, «Bunlardan daha büyük kusurlar kurbanın sıhhatine evleviyetle manidir» demişlerdir.Kusuru -kulak, kuyruk veyahut diş gibi- başka uzuvlarında olup hayvanın değerini düşürmekte, hadisin sıraladığı bu dört kusurdan aşağı olmayan hayvanlar hakkında ise üç görüş vardır:1- Bu hayvanları kurban etmek caiz değildir. Mâliki mezhebinin meşhur kitaplarında görülen görüş budur.2- Bu hayvanları kurban etmekten sakınmak, müstehab olmakla beraber bu hayvanları kurban etmek caizdir. Bu görüşü de, İmam Mâlik'in tabüe-rinden İbnü'l-Kassâr, İbnü'l-Cellâb ve Bağdad ulemasından bir cemaat söylemişlerdir.3- Bu hayvanları kurban etmek caizdir ve kurban edilmemeleri de müstehab değildir. Bu da Zahirilerin görüşüdür.Bu ihtilâfın sebebi, -yukarıda geçen hadisin mefhumunda ihtilâf etmeleri ile, bu hususta varid olan hadisler arasındaki çelişki olmak üzere-iki şeydir. Yukarıda geçen hadisi, kendisinden husus murad olan hâsslar kabilinden görenler, «Hadiste zikredilen kusurlardan başkası -ister daha büyük ister onlar gibi olsun- cevaza mani değildir» demişlerdir. Hadisi, kendisinden umum murad olan hâslar kabilinden görenler ise iki gruba ayrılmışlardır. Hadisi, müsavi (eşit) ile müsaviye işaret kabilinden değil de, edna ile a'laya işaret kabilinden görenler, «Hadiste zikredilen dört kusurdan daha büyük olanlar manidir. Fakat onlar gibi olanlar mani değildir. Ancak, böyle bir kusuru bulunan hayvanı kurban etmekten sakınmak müstehabtır» demişlerdir. Hadisi, hem müsavi ile müsaviye, hem de edna ile a'laya işaret kabilinden görenler ise, «Hadiste zikredilen kusurlardan daha büyük olanları cevaza nasıl mani ise, onlar gibi olanlar da manidir» demişlerdir.işte mes'eledeki ihtilâfın sebeplerinden biri, hadisten husus mu, yoksa umum mu muradtır, şayet umum muradsa hangi âmm olan mânâ, yani hadiste zikredilen kusurlardan yalnız daha büyük olanlar mı, yoksa -Maliki mezhebinde meşhur olduğu üzere- onlar gibi olanlardan mı muradtır diye ihtilâf etmeleridir.ihtilâfın ikinci sebebi olan, hadisler arasındaki çelişmeye gelince: Zira senedleri hasen sayılan hadislerden bu hususta birbirleriyle çelişen iki hadis bulunmaktadır. Nesâî, Ebû Bürde'nin Peygamber (s.a.s) Efendi-miz'e 'Ya Rasûlallah, boynuzu veyahut kulağı eksik olan hayvanları kurban etmekten hoşlanmıyorum', diye söylediğini ve Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in kendisine «Sen hangisinden hoşlanmıyorsan onu kurban etme. Fakat onu başkasına haram da etme» [12] diye buyurduğunu rivayet etmektedir, Hz. Ali de, «Peygamber (s.a.s) göz ve kulaklara dikkat etmemizi, kulağı yarık ya da delik olanları ve kuyruğunun iki.. yanı arka taraftan kesik olanları kurban etmememizi emrederdi» [13] demiştir.Ebû Bürde'nin hadisini tercih edenler, «Hadiste zikredilen dört kusurdan başka, herhangi bir eksiklik kurbanın sıhhatine mani değildir» demişlerdir. Ebû Bürde'nin hadisini, gözle görülemeyecek kadar az olan kusurlara ve Hz. Ali'nin hadisini de açıkça belli olan kusurlara hamletmek suretiyle bu iki hadisi telif edenler ise, hadiste zikredilen dört kusurun hükmünü, bu kusurlar gibi olan diğer eksikliklere de vermişlerdir. Bunun içindir ki, bu görüş sahipleri kurbanın sıhhatine mani olan eksikliğin miktarında ihtilâf edip kimisi «Kulak, diş, kuyruk veyahut memelerden üçte birinin», kimisi «Çoğunun gitmesi manidir» demiştir.imam Mâlik «Boynuzdan bir şeyin gitmesi -eğer kanama yapmazsa-eksiklik sayılmaz» demiştir. Zira imam Mâlik'e göre boynuzun kanaması hastalık sayılmaktadır. Ebû Dâvûd, Peygamber (s.a.s) Efendimîz'in kulak veyahut boynuzlan birbirine yapışık olan hayvanı da kurban etmeyi yasakladığını rivayet etmektedir [14],Ulema, yaradılışta kulaksız olan hayvanın da cevazında ihtilâf edip, İmam Mâlik ile İmam Şafii «Caiz değildir», imam Ebû Hanife «Caizdir» demişlerdir. Cumhur, kulağın tamamının veyahut çoğunun kesilmiş olmasının eksiklik sayıldığında müttefiktir.Bu ihtilâfların hepsi, yukarıda geçen sebeble ilgilidir. Câbir el-CahfTnin, Muhammed b. Kuraza'dan, Muhammed'in de Ebû Said el-Hudrî'den, «Kurban etmek için bir koç aldım da kurt kuyruğunu kopardı. Peygamber (s.a.s) Efendimiz'e sordum. Bana«Bir şey olmaz kurban et» dedi» [15] diye rivayet ettiği için, kimisi kuyruğu kesik hayvanı kurban etmenin cevazını benimsemiştir. Halbuki muhaddislerin çoğu, «Câbir'in bu hadisleri ile ihticac olunamaz» demişlerdir. Bir cemaat da Hz. Ali'nin yukarıda geçen hadisine dayanarak caiz olmadığını söylemişlerdir. [16]
İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/319.© 2007 Bütün hüquqları qorunur və İlahiyyatçı Əkrəm Həsənov cənablarına məxsusdur. Materiallardan istifadə etməyə Islam, Haqq Din saytına istinad etmək şərti ilə halallıq verilir - Dəstək: AzeriBlog.com



