Kurbanlığın Yaşı və Qurbanda ortaqlıq
Bu ihtilâfın sebebi, umumun husus ile çelişmesidir. Husus, Müslim'in rivayet ettiği Câbir'in «Rasûlullah (s.a.s),«Bir yaşını dolduran davardan başkasını (kurban olarak kesmeyin. Meğer onu bulmakta güçlük çektiğiniz için koyundan bir yaşını doldurmayanı kesesiniz» buyurdu» [18] mealindeki hadisidir. Umum da, Peygambei (s.a.s) Efendimiz'in Ebû Bürde hadisindeki «Oğlak senden başka kimseye kâfi gelmez» [19]sözüdür. Bu umumu, Câbir'in hadisindeki hususa tercih edenler -ki bu görüş, bu mes'elede Muhammed b. Hazm'ın görüşüdür. Çünkü Ibn Hazm, Câbir'in hadisini rivayet edenlerderi biri olan Ebû Zübeyr'in mü-dellis olduğunu söylemiştir. Müdellis ise, muhaddislere göre an'anede titiz olmadığı için getirdiği an'ane ile hadis müsnedlik vasfını kazanamayan kimsedir. Ebû Bürde'nin hadisine ise hiç kimse ta'n etmemiştir-, «Bir yaşını dol-durmayan keçi nasıl kurban olamıyorsa, bir yaşını doldurmayan koyun da kurban olamaz» demişlerdir. Usûl ulemasının cumhuru arasında meşhur olan görüşe uyarak âmm'ı hâss ile takyid edenler ise, bir yaşını doldurmayan koyunu mezkûr umumdan istisna etmişlerdir. Ebû Bekir b. Saffur, «Bu hadis sahihtir» ve zannedersem- îbn Hazm'ı tenkit ettiği bir sözünde, «îbn Hazm, Ebû Zübeyr'in müdellis olduğu iddiasında yanılmıştır» demiştir. [20]
4. Kurbanda Ortaklık:
Ulema, bir kurban kaç kişi için kesilebilir mes'elesinde de ihtilâf etmişlerdir, îmam Şafii, îmam Ebû Hanife ve bir cemaat, «Deve ile sığır yedi kişi için kesilebilirler. Fakat koç ancak bir kişi için kesilebilir» demişlerdir. İmam Mâlik ise, «Kurbanlığın cinsi ne olursa olsun, eğer ortaklık olmazsa, yani eğer kişi yalnız olarak kurbanlığı satın almış ise, hem kendisi ve hem de beslemekle mükellef bulunduğu hane halkı adına bir tane kurban kesebilir» demiştir. Zira rivayet olunduğuna göre Hz. Aişe, «Biz Mina'da idik. Bize sığır etini getirdiler. Bu et nedir diye sorduk. Rasûl-i Ekrem (s.a.s), zevceleri adına kurban kesmiştir dediler» [21] demiştir. İmam Ebû Hanife ile Süfyan Sevrî de, kişinin hem kendisi, hem de hane halkı adına bir tane kurban kesmesinin cevazını benimsemiş olmakla beraber «Mekruhtur» demişlerdir.Bu ihtilâfın sebebi kurbanı hedy'e kıyas etmekte ihtilâf etmeleridir. Zira Câbir'den «Biz Rasûlullah (s.a.s) ile birlikte Hudeybiye yılında yedi kişi adına bir deve kestik» [22] diye rivayet olunmuştur. Bu hadisin bazı rivayetleri «Rasûluîlah (s.a.s) deve ve sığırın yedi kişi adına kesilebildiğini söyledi» şeklindedir. İmam Şafii ile İmam Ebû Hanife kurbanı da hedy'e kıyas etmişlerdir. İmam Mâlik ise, kurbanda bulunan aslı kıyasa tercih etmiştir. Çünkü kurbanda asıl, bir kurbanın ancak bir kişiye kâfi gelmesidir. Zira eğer şer'î bir delil bulunmazsa, birden çok kişiler ortaklaşa bir hayvanı kestikleri zaman her birine «kurban kesmiş» denilemez. İmam Mâlik'in, bu aslı, kurbanı hedy'e kıyas etmeye tercih etmesinin sebebi de şudur: Çünkü Peygamber (s.a.s) Efendimiz ile ashabı Hudeybiye'de, umrelerini tamamlamaktan men edildikleri için bu hedy'i vermişlerdi [23]. Bunun için verdikleri hedy ihsar hedy'i idi. îhsar hedy'i, ise îmam Mâlik'e göre vacib değil, sünnettir. Bunun için kurban ona kıyas edilemez. Fakat kurbanın sünnet olduğu görüşüne göre onu bu hedy'e kıyas etmek mümkündür. İbn Kasım İmam Mâlik'ten, «Ortaklık hedy'de de caiz değildir» dediğini rivayet etmiştir ki buna göre îmam Mâlik bu hedy'i -asla muhalif gördüğü için- reddetmiş olur. Her ne kadar onkişinin bir devede ortak olabildiği, gerek Rafı b. Hadic'in [24] hadisi ile ve gerek İbn Abbas [25] ile başkalarının tariki ile rivayet olunmuşsa da, ulema yediden fazla kimselerin bir kurbanda ortak olamayacakları görüşünde müttefiktirler.Tahâvî, 'Ulemanın, yediden fazla kimselerin bir kurbanda ortak olamadıklarında müttefik olmaları, bu husustaki hadislerin sahih olmadığının delilidir' demiştir.îmam Mâlik, kişinin kendi aile efradını kurbanına ortak edebildiği görüşünde, îbn Şihâb'tan «Peygamber (s.a.s) kendi hane halkı adına kurban keserken ya bir deve, ya bir sığır keserdi» [26] mealinde rivayet ettiği hadise dayanmıştır. Diğer ulemanın bu görüşte İmam Mâlik'e muhalefet etmelerinin sebebi de, kişinin kendi kurbanına yabancıları ortak kılmasının caiz olmadığında ulemanın ittifakıdır. Zira.yabancılarla akrabalar arasında fark yoktur. Kurbana yabancıları ortak kılmak caiz olmadığına göre, akrabaları da ortak kılmanın caiz olmaması lâzım gelir. îmam Mâlik ise kurbanı hedy'e kıyas etmiştir. Zira Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in bütün hane halkı için bir deve veyahut bir sığır hedy ettiğini bildiren İbn Şihâb'm hadisinden, hedy'de de hane halkını ortak kılmanın caiz olduğu anlaşılmaktadır. [27]
© 2007 Bütün hüquqları qorunur və İlahiyyatçı Əkrəm Həsənov cənablarına məxsusdur. Materiallardan istifadə etməyə Islam, Haqq Din saytına istinad etmək şərti ilə halallıq verilir - Dəstək: AzeriBlog.com



